Kişisel Gelişim

Kitap İnceleme: Johann Wolfgang Von Goethe – Genç Werther’in Acıları

Yepyeni bir kitap inceleme yazısından herkese merhabalar.

Geçtiğimiz hafta; Tolstoy’un ”Anna Karenina” adlı romanı hakkında inceleme yazımı sizlerle paylaşmıştım. Bugün, en son bitirdiğim bir dünya klasiği eseri olan ”Genç Werther’in Acıları” ile ilgili yorumlarımı bloğumda sizinle paylaşacağım.

Johann Wolfgang Von Goethe – Genç Werther’in Acıları

Genç Werther’in Acıları; mektup-roman niteliğinde bir eser. 157 sayfadan oluşan ve Dünya edebiyatında büyük yankı uyandıran bu eser; aşkı, mutluluğu, hüznü, kederi çok yüksek boyutlarda yaşayan, oldukça duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther’in Wilhelm’e yazdığı mektuplardan oluşmaktadır.

Kitapta; ressam Werther’in yaşadığı karşılıksız aşkın hikayesi kaleme alınmaktadır.

Bu kitabı okurken, açıkçası çok keyif alarak okumadım. Kitabı çok beğendiğimi söyleyemem. Başlangıçta kitabı okurken, kitaptaki yoğun psikolojik tahliller ve yazarın üslubundaki o duygusallık, beni mıknatıs gibi çekse de, kitabın ilerleyen sayfalarında, beni biraz mental olarak yormaya başladı. Ben biraz daha duygusallığın geri planda olduğu psikolojik tahlilleri okumayı seviyorum. Bir karakterin duygu dünyasına çok fazla çekildiğimi hissettiğim anda, kitabı elimden bırakasım geliyor. İnsanların duygu dünyalarının tanımlanması ve psikolojik tahlil konusunda bana göre dünya edebiyatında en iyi yazar; Dostoyevski. Bu gerçeği benim için şu ana kadar okuduğum hiçbir yazar değiştiremedi.

Kitabı okuyup bitirdikten sonra kitapla ilgili biraz araştırma yaptığımda; Almanya’da bu romanın, o dönemin gençliğini etkisi altına aldığını ve birçok insanın intiharına neden olduğunu öğrendim. Kitap zaten Werther’in intiharıyla son buluyor. Oldukça duygu yüklü ve insanın yüreğine dokunan bir roman. Werther’in duygusal, romantik ve coşkulu dünyası ilgimi çekse de, kitabı okurken üzerimde bir buhran hissetmedim değil. Werther’in, ilk görüşte aşık olduğu Lotte’den aşkına tam olarak karşılık bulamaması, duygularını bastırmaya ve gizlemeye çalışması, yazarın gözlem yeteneğiyle okuyucuya başarılı bir şekilde aktarılıyor. Lotte; nişanlı ve evlenmek üzere olan bir kadın. Fakat Werther, bu gerçeği bilmesine ve arkadaşının uyarılarına rağmen, Lotte’ye duyduğu aşktan kendini alamaz.

Okuyup bitirdiğim son iki romanın ikisi de yasak bir aşk öyküsünü anlatıyor. Aşk yasak mıdır, orası da tartışılır elbette, o konuya sonra bi’ ara değiniriz. (: Şimdilik aşk romanlarından biraz sıkıldığım için kitaplığımdan felsefe türünde bir eser seçtim. Şu an Platon‘un ”Devlet” adlı kitabını okuyorum. Elimde son birkaç tane daha dünya klasiklerinden roman var. Onları da okuyup bitirdikten sonra yeni kitap alışverişine çıkmam gerekecek. Siz şu an hangi eseri okuyorsunuz, benimle de paylaşmayı unutmayın. (: Genç Werther’in Acıları adlı romanı okuyan takipçilerimden de, yorumlarını mutlaka bekliyorum.

Genç Werther’in Acıları romanından en beğendiğim alıntılar:

  • İnsanın mutluluğu aynı zamanda kederinin kaynağı olmak zorunda mıydı?
  • Elbette yeryüzünde bir gezgin, bir yolcuyum. Siz bundan daha fazlası mısınız?
  • Sadece onun kara gözlerini görmek bile beni mutlu etmeye yeter.
  • Ey mutlu varlık, mutluluğunu eksik kılanın dünyevi bir engel olduğunu düşünüyorsun. Oysa mutsuzluğunun parçalanmış yüreğinden, tükenmiş beyninden kaynaklandığını ve dünyanın bütün kralları gelse sana yardım edemeyeceklerini fark etmiyorsun.

Ebru Bektaşoğlu

 
 
 
       

Facebook Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.