Deneyim,  Kişisel Gelişim

Yaratıcılığınızı Nasıl Artırırsınız?

Yepyeni bir yazıdan herkese merhabalar.

Bugünkü yazımda; uzun zamandır ele almak istediğim bir konu üzerine, sizinle kendi uyguladığım ve alışkanlık haline getirdiğim yöntemlerimi paylaşacağım.

Bana bu konu ile ilgili, hem mail adresime hem de Instagram sayfama, sizden ara ara sorular geliyordu. Ben de bugünkü yazımda size, yaratıcılığınızı nasıl artırabileceğiniz konusunda, birbirinden farklı tüyolar vereceğim.

7 yılı aşkın süredir, reklam metin yazarlığı yapmaktayım. Mesleğimi çok seviyorum, hayatımdaki en büyük tutkum; yazmak diyebilirim. Mesleğim uğruna, çok şeye katlandım, en sevdiğim şehri bıraktım, hayatım; aldığım bir yığın risk ve dönüm noktalarıyla dolu. Hiçbir şey, yazma tutkumun önüne geçemedi. Eğer sizin de bu konuda, bitip tükenmeyen bir hevesiniz ve tutkunuz varsa, bu yazı sizin için doğru adres. Yaratıcılığınızı neler geliştiriyor, neler engelliyor, bu yazımda etraflıca anlatacağım.

İçinizdeki çocuğun sesini duyabiliyor musunuz?

Çocuk olmak, ne demek sizce? Benim aklıma ilk önce; yoğun bir merak duygusu geliyor. Bununla beraber; kaygılanmadan, başkaları ne der diye düşünmeden, duyguları merkeze alıp hareket etmek geliyor. İnsan büyüdükçe, yaşadığı olaylara bağlı olarak, çocukluktan sıyrılıp zamanla, duygularını frenlemeyi ve bastırmayı öğreniyor. Bu konuda maalesef, kişinin çevresi de etkili oluyor. Aile, arkadaşlar, akrabalar, her kafadan bir ses çıkıyor bazen ve hayatınızdaki çoğu insan; sizi yönlendirmeye, kararlarınızda söz sahibi olmaya çalışıyor. Özellikle zorba bir ortamda büyüdüyseniz, duygularınızı gizlemeyi öğreniyorsunuz. Bu durum da, sizin yaratıcılığınızı geliştirmenizin önündeki en büyük engel. Dolayısıyla, yaratıcılık duygunuzu tetiklemek için sonsuz bir merak duygusuna sahip olmanız gerekiyor. Tıpkı annesine, babasına, sürekli bir şeyler soran ve hatta bazen onları çileden çıkaran bir çocuk gibi. Öğrenmeye aç olmanız gerekiyor. Yeni çıkan kitapları, vizyona yeni girecek filmleri, gündemi meşgul eden olayları takip etmelisiniz. İlhamın nereden geleceğini bilemezsiniz. Yoğun bir merak duygusuyla birlikte, duygularınızı da kimi zaman, dolu dolu yaşamayı öğrenmeniz gerekiyor. Sevindiğinde mutluluktan göklere uçan bir çocuğu düşünün. Bir çocuk hiçbir zaman, etrafımdakiler beni yargılar mı diye düşünmez. Bu yüzden, siz de içinizdeki çocuğa sarılmalı ve duygularınızı diğer insanlara rahatlıkla açabilmelisiniz. İnsanları dinlemeli, onlarla empati kurabilmelisiniz. Duygularınızı harekete geçirmeden, yaratıcılığınızı artıramazsınız. Etrafınızda, sizi yargılayacağını düşündüğünüz, duygularınızı açmaktan endişeleneceğiniz insanlar varsa, zaten o insanlarla aranıza bir mesafe koymanız gerekir. Siz, içinizdeki çocukla bir derdi olmayan insanları hayatınızda tutmalısınız.

Esnek olun, keskin çizgileriniz olmasın, hiç dinlemem dediğiniz şarkıları dinleyin, görüşlerinize yakın olmayan yazarların romanlarını okuyun, sizinle aynı görüşte olmayan insanlarla bir konu hakkında tartışın, farklı ortamlara girin, hayatınızda farklılıklara yer açın.

Yaratıcılığınızı artırmak istiyorsanız, baskıdan ve rutinden uzaklaşmanız gerekiyor. Sizin tek düze bir hayatınız olmamalı. Kendinizi, hep aynı şeyleri yapmakla sınırlandırmamalısınız. Kendinizi kısıtlamamalısınız. Algılarınız daima açık olmalı, özgür ve eleştirel düşünebilmelisiniz. Özgün ve yaratıcı fikirler bulabilmek için, hayatınıza farklılıkları çekmeniz gerekir. Belki sadece rock müzik dinlemekten hoşlanan birisinizdir ama arabesk şarkılar da dinleyebilirsiniz. Hiç tarzınız olmayan şarkılarda, kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Zihninizde yeni fikirlerin canlanması için yeni şeyler denemekten korkmamalısınız. Yeni yerler keşfetmek konusunda cesur olmalısınız. Bazen kaybolmaktan korkmamalısınız. Çünkü kendi yönünüzü ancak bu şekilde bulabilirsiniz.

Gözlem yeteneğinizi geliştirin.

Yaratıcılığınızı artırma yolunda, gözlem yeteneğinizi geliştirmek, size en büyük katkıyı sağlayacaktır. Bunun da en kestirme yolu; sosyal ilişkilerinizi kuvvetlendirmek ve bol bol seyahat etmektir. Farklı insanlarla bir arada olun ve onların hikayelerini dinleyin. İnsanların tepkilerini gözlemleyin, farklı kültürlerde yaşamış ve birbirine benzemeyen insanların, herhangi bir konuya verdiği tepkileri karşılaştırın. İnsanları gözlemleme, onları anlayabilme ve iyi ilişkiler kurabilme becerinizi artırmak için öncelikle iyi bir dinleyici olmanız gerekir. İnsanları ne kadar iyi tanımayı başarırsanız, gerek yazdığınız metinlerle gerek sarf ettiğiniz cümlelerle onları etkilemeniz de bir o kadar kolaylaşır. İnsanları kelimelerinizle yakalamak istiyorsanız, onların duygu ve düşünce yapılarını yakından tanıyıp çözmeniz gerekiyor. Karşınızdaki insan için aşk, sevgi, bağlılık ve aklınıza gelebilecek birçok duygu ne ifade ediyor, bunu doğru bir şekilde kavramalısınız. Yazacağınız herhangi bir metinde, hedef kitlenizi kendinize çekebilmek için hedef kitlenizin ihtiyaçlarını doğru analiz etmeniz gerekir.

Benim, gözlem yeteneğimi geliştirmek için gittiğim bazı yerler var. Bunları da sizinle paylaşmak istiyorum. Asıl hikaye buralarda. Gerçek, sahici ve içten…

  • Doğada olmak, müthiş bir şekilde kafa açıyor. Temiz hava, bol oksijen, insanın zihninde yaratıcı fikirler uyandırıyor.
  • Köy kahveleri, çay evleri; insanların en yoğun ve en içten şekilde birbiriyle sohbet ettiği yerler.
  • Taksi durakları ve dolmuş duraklarını da es geçmeyeyim.
  • Az kişinin bildiği sokaklar ve mahalleler

Evet, bir yazının daha sonuna geldik. Umarım bu yazım, sizin için faydalı olmuştur. Özetlemem gerekirse, yaratıcılığınızı geliştirmek için;

  • Özgür düşünün, başkalarının etkisi altında kalmayın.
  • Yenilikçi olun.
  • Kendinizi ve diğer insanları yakından tanımak için çabalayın.
  • Sokağın dilini öğrenin.
  • Hiçbir düşüncenin fanatiği olmayın.

Ebru Bektaşoğlu

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Facebook Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir