stefan zweig
Deneyim,  Kişisel Gelişim

Kitap İnceleme: Stefan Zweig – Kızıl

Herkese yeni bir kitap inceleme yazısından merhabalar.

Geçtiğimiz günlerde, Stefan Zweig’in “Kızıl” adlı romanını bitirdim.

Bugün bu blog postta, kitapla ilgili yorumlarımı sizinle paylaşacağım.

Tıp öğrenimi için Viyana’ya yerleşen Bertold Berger, çok geçmeden hayal kırıklığına uğrar, hem arkadaş çevresine hem de şehrin karmaşasına uyum sağlamakta zorlanır. 

Bertold Berger; hayatı boyunca hep çekingenlikten yakınan bir genç. Arkadaş ortamındaki erkeklere asla benzemiyor. Zaten bu yüzden hep dışlanıyor, dalga konusu oluyor.

Ataerkil toplumlarda, erkeklerden beklenen bazı toplumsal roller vardır.

Erkekler ağlamaz, erkekler duygusal olamaz, daima güçlü olmak zorundadırlar gibi. Bu rolleri elbette çoğaltmak mümkün.

Fakat Bertold Berger, bu toplumsal rollerin aksine oldukça utangaç ve duygusal yapıda bir erkek.

Ancak bu durumu değiştirmek ve arkadaş ortamında yer edinmek için etrafındaki erkekler gibi olmanın hayalini kuruyor ve davranışlarını değiştirmeye başlıyor. 

Bir gün her şeyden vazgeçtiği sırada, kızıl hastalığına yakalanan bir genç kızla tanışıyor ve içinde daha önce hiç tatmadığı duygular filizleniyor.

Ben bu kitabı, ismi ilgimi çektiği için ve konusunu merak ettiğimden almıştım.

Kitaptaki genç kızın da saçları kızıl ama asıl konu; kızın hastalığı.

Bilmeyenler için söyleyeyim, -ben de yeni öğrendim- kızıl hastalığı vücudun çoğunu kaplayan, kırmızı bir döküntü olarak kendisini gösteren bir hastalık. 

Kurgusuyla insanı fazlasıyla içine çeken bu romanı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Kitaptan sevdiğim alıntılar:

-Onu kaybedince anladım neler yitirdiğimi.

-Adına hayat denen şeyin, işe yaramaz ve kırılgan olanları yok ettiğini öğrenmemiş miydi?

Ebru Bektaşoğlu

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Facebook Yorumları

4 Yorum

  • BİRPEMBESEVER

    Merhabalar,
    Kızıl kitabını okduğumda Berger’in yeni bir ortama uyum sağlama sürecini ve bu süreçte karşılaştığı zorlukları bir okur olarak ana karakter kadar ben de yaşadım ve hissettim. Zweig kaleme almış olduğu bu öyküsünde okuru etkilemeyi yine başarıyor.
    Bloguma ziyaretiniz için teşekkür ederim,
    Huzurlu ve mutlu akşamlar dilerim! 🙂

    • Ebru Bektaşoğlu

      Merhabalar,
      Yorumunuz için ve bloğuma ziyaretiniz için ben de size çok teşekkür ederim.
      Size katılıyorum, hepimizin hayatında, Berger’inki kadar zor dönemleri olmuştur. Ben de bu kitabı okurken, farklı bir şehre gittiğimde yaşadığım zorlukları hatırlamış bulundum.
      Ben de size, güzel bir gün geçirmenizi dilerim.
      Kalpten sevgi ve selamlarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir